Türkiye’de enerji arz güvenliğinin güçlendirilmesi için depolamalı rüzgar ve güneş enerjisi yatırımları kritik önem taşıyor. Resmî Gazete’de 11 Kasım 2025’te yayımlanan kararla birlikte elektrik üretim lisansına sahip şirketler, 1 Aralık 2025 – 28 Şubat 2026 döneminde TEİAŞ veya ilgili dağıtım şirketlerine anlaşma güçlerinin üzerinde elektrik verebilecek. Bu karar, arz güvenliği açısından her megavatın önemini bir kez daha ortaya koyarken, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı ile EPDK’nın enerji güvenliğine yönelik kararlı duruşunu da güçlendiriyor. TÜREB Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Erden, düzenlemenin rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinde ilave mekanik (DC) güç kullanımının idari kısıtlama olmadan uygulanabilmesini sağladığını belirtti.
2022’den bu yana yürütülen yenilenebilir enerji stratejisi; lisanssız öz tüketim projeleri, YEKA kapasite tahsisleri ve depolamalı enerji yatırımlarının hızlandırılmasıyla büyük ilerleme kaydetti. Bakanlığın “2035 Yenilenebilir Enerji Planı” doğrultusunda bu yatırımların kararlılıkla desteklenmesi hedefleniyor. Depolama düzenlemeleri, santrallerdeki ilave DC güç kullanımına esneklik sağlayarak mevzuat sürecinin doğal bir devamını oluşturuyor.
Depolama Mevzuatının Gelişimi ve 260 GW’lık Başvuru Dalgası
Elektrik depolama faaliyetlerine yönelik hazırlıklar 2020’de başladı. 2021’de yayımlanan yönetmelikle depolama ilk kez mevzuata girdi. 2022’de depolama şartıyla rüzgar ve güneş enerjisi tesislerine kapasite yarışması olmaksızın lisans alma hakkı tanındı. Aynı yıl yayımlanan 7417 sayılı Kanun ile depolama tesisi kurmayı taahhüt eden şirketlere rüzgar ve güneş yatırımı yapma imkânı sağlandı. Bu düzenlemeler sonrası bir yıl içinde 6.000’in üzerinde başvuru yapıldı ve toplam büyüklük 260 GW’a ulaştı. Değerlendirme sürecinin ardından 700’ün üzerinde projeye yaklaşık 34 GW kapasite tahsisi gerçekleştirildi. Bu ortam, yatırımların tabana yayılmasını sağlayan rekabetçi bir piyasa yapısının oluşmasına katkıda bulundu.
Depolamalı Yatırımlar Piyasayı Dönüştürüyor
Enerji depolama faaliyetleri dünya ile eş zamanlı şekilde Türkiye’de de hızla gelişiyor. Depolamalı RES ve GES projeleri ek katkı payı gerektirmediği için yatırım maliyetlerini azaltıyor ve finansman süreçlerini kolaylaştırıyor. Bu durum, projelerin daha az öz kaynakla daha hızlı devreye alınmasını mümkün kılıyor.

TÜREB Başkanı İbrahim Erden, depomalı rüzgar ve güneş enerjisi santrallerinin 2053 net sıfır hedefleri, dışa bağımlılığın azaltılması ve tüketicilere uygun maliyetli elektrik sağlanması açısından kritik bir rol oynadığını ifade etti. YEKA yarışmalarıyla desteklenen 35 milyar doların üzerindeki yatırım hacminin Türkiye için büyük bir yenilenebilir enerji hamlesi olduğunu belirtti.
Süper İzin Kanunu Yeni Dönemi Başlatıyor
2025 Temmuz’da kabul edilen “Süper İzin” Kanunu, yenilenebilir enerji projelerinde uzun süredir devam eden izin süreçlerinin hızlanmasını sağlayarak yatırımcılar için öngörülebilir bir ortam oluşturdu. Depolamalı projelerin daha hızlı devreye alınması için güçlü bir temel oluşturan bu kanun sonrasında ikincil mevzuatın da hızla tamamlanması gerektiği vurgulandı.
Depolamalı Santrallerin Acil Devreye Alınması Gerekiyor
Son iki yıldır yaşanan kuraklık nedeniyle hidroelektrik üretiminin düşmesi, depomalı enerji yatırımlarının acil şekilde devreye alınmasının önemini artırdı. Erden, kamu kurumları ve yatırımcıların koordinasyonuyla bu projelerin hızla hayata geçirileceğine inandıklarını belirtti. Depolamalı rüzgar ve güneş santralleri, Türkiye’nin 2035 hedeflerine ulaşması için kritik bir kilometre taşı niteliği taşıyor.
