Avrupa kıtasında aylardır etkisini sürdüren sıcak ve kurak hava dalgası, bölgenin en kritik iki ticaret ve enerji koridoru olan Ren ve Tuna nehirlerindeki su seviyelerini tarihi düşük düzeylere çekti. Yaşanan sert düşüş, iç su yolu taşımacılığını durma noktasına getirirken, nükleer santrallerin soğutma süreçlerini ve enerji altyapısı dengelerini de ciddi şekilde tehdit ediyor.
Uluslararası kredi sigortası şirketi Coface tarafından yayımlanan analizde, su seviyelerinin sonbahara kadar kritik eşikte kalacağı ve yaşanan tıkanıklığın Avrupa’nın kırılgan ekonomik büyümesinde kayıplara yol açacağı vurgulandı.
Nükleer Santraller Tedbir Alıyor: Energy Maliyetleri Tırmanışta
Tuna Nehri’ndeki su çekilmesi, nehir suyunu soğutma sistemlerinde kullanan Orta Avrupa’daki nükleer enerji santrallerini zor durumda bıraktı. Macaristan’daki Paks Nükleer Santrali ve Romanya’daki Cernavodă Nükleer Santrali, düşük su seviyeleri nedeniyle üretim kapasitelerini düşürmek zorunda kaldı.
Macaristan’ın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ını, Romanya’nın ise yüzde 20,5’ini karşılayan bu dev tesislerdeki üretim kayıpları, ülkeleri daha yüksek maliyetli doğal gaz santrallerine ve elektrik ithalatına yönlendiriyor. Romanya’da ithal elektriğin maliyeti, ülke içinde üretilen elektriğin 2,5 katına tırmanmış durumda.
Devam eden enerji altyapısı krizinin önüne geçebilmek adına Macaristan ve Romanya hükümetleri; otomotiv, kimya ve yapı malzemeleri gibi enerji yoğun sektörlerde faaliyet gösteren büyük sanayi kuruluşlarının elektrik tüketimini geçici olarak sınırlandıran önlemleri devreye aldı.
Lojistik Aksadı: Yük Gemileri Yüzde 20 Kapasiteyle Çalışıyor
İç su yollarındaki tıkanıklık, sanayi tesislerinin hammadde tedarikini de sekteye uğratıyor. Ren Nehri’nin Kaub ölçüm istasyonundaki su seviyesi 8 santimetreye kadar gerileyerek 2018’deki tarihi dip noktayı geride bıraktı.
Normal taşıma kapasitelerinin ancak yüzde 20’sini kullanabilen yük gemileri nedeniyle nehir taşımacılığı maliyetleri sıvı dökme yüklerde 4,5 katına kadar yükseldi. Bu durum, özellikle Ren Nehri hattında dev tesisleri bulunan Alman kimya sanayisini doğrudan etkiliyor.
“İklim Riskleri Enerji ve Sanayi Stratejilerine Entegre Edilmeli”
Küresel iklim krizinin etkilerini değerlendiren Coface Ekonomisti Eve Barré, konunun münferit bir hava olayından çıkıp yapısal bir ekonomik riske dönüştüğünü belirtti.
Mevcut tablonun sanayi üzerindeki yükü artırdığını ifade eden Barré, şu değerlendirmede bulundu:
“Ren ve Tuna’daki düşük su seviyeleri, aşırı hava olaylarının çevresel etkilerinin yanında ekonomik sonuçlarının da giderek belirginleştiğini gösteriyor. Lojistik, enerji altyapısı ve sanayi faaliyetleri aynı anda etkilenebiliyor. Mevcut durumun 2018’e kıyasla daha erken ortaya çıkması ve daha şiddetli seyretmesi, Avrupa ekonomisindeki zayıf büyüme görünümüyle birleştiğinde endişeleri artırıyor.”
