Türkiye’nin enerji arz güvenliğini güçlendirmek ve dışa bağımlılığı azaltmak için enerjide dışa bağımlılığı azaltacak biyoçözümler önemli bir alternatif olarak öne çıkıyor. Novonesis, yerli biyolojik kaynakların enerji üretiminde daha etkin kullanılmasının enerji ithalatını azaltabileceğini, sanayi rekabetçiliğini artırabileceğini ve sürdürülebilir kalkınmaya güçlü katkı sağlayabileceğini açıkladı. Şirket, biyoyakıt ve biyoteknoloji yatırımlarının Türkiye’nin enerji dönüşümünde kritik rol üstleneceğini vurguladı.

Biyoekonomi Enerji Güvenliğinde Yeni Bir Dönem Başlatıyor
Novonesis’e göre son dönemde Hürmüz Boğazı, Kızıldeniz ve Babülmendep hattında yaşanan jeopolitik gelişmeler, enerji arz güvenliğinin yalnızca ithalat kaynaklarını çeşitlendirmekle sağlanamayacağını bir kez daha ortaya koydu. Şirket, enerji güvenliğinin uzun vadede yerli biyolojik kaynaklara dayalı üretim kapasitesinin artırılmasıyla güçlenebileceğine dikkat çekti.
Novonesis Türkiye Ülke Müdürü Pınar Tunçkol, enerji güvenliğinin artık yalnızca dış kaynaklarla değil, ülke içinde oluşturulan üretim kapasitesiyle ölçüldüğünü belirtti. Tunçkol, Türkiye’nin enerji arz güvenliği konusunda önemli adımlar attığını, ancak biyolojik ve tarımsal potansiyelin devreye alınmasının yeni stratejik aşamayı oluşturduğunu ifade etti.

Yerli Kaynaklar Enerji İthalatını Azaltabilir
Türkiye’nin ham petrolünün yaklaşık yüzde 75’ini, LPG’nin yüzde 80’ini ve gübre ihtiyacının büyük bölümünü ithal ettiğine dikkat çeken Novonesis, biyoyakıtların bu bağımlılığı azaltabilecek önemli araçlar arasında bulunduğunu belirtti.
Şirket, biyoetanol, biyodizel, biyogaz ile sürdürülebilir havacılık ve denizcilik yakıtlarının mevcut enerji politikalarını tamamlayarak fosil yakıt ithalatını kademeli şekilde düşürebileceğini ifade etti.
Tarımsal Potansiyel Enerjiye Dönüşebilir
Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük tarım üreticisi konumunda bulunduğunu hatırlatan Novonesis, yılda yaklaşık 45 milyon ton dönüştürülebilir biyokütle potansiyeline sahip olunduğunu açıkladı.
Planlı tarım uygulamaları ve biyoteknolojik çözümler sayesinde hem gıda güvenliğinin korunabileceği hem de tarımsal üretimin enerji sektörüne önemli katkı sağlayabileceği belirtildi. Ayrıca Türkiye’deki araç parkının mevcut altyapıyla E10 ve B5 biyoyakıt harmanlama oranlarına büyük ölçüde uyum sağlayabildiği ifade edildi.
Türkiye Sürdürülebilir Havacılık Yakıtında Bölgesel Merkez Olabilir
Raporda Sürdürülebilir Havacılık Yakıtı (SAF) alanındaki fırsatlara da dikkat çekildi. Tarımsal atıklar, kullanılmış yağlar ve biyolojik hammaddelerin gelişmiş biyoteknoloji sayesinde yüksek katma değerli havacılık yakıtlarına dönüştürülebileceği belirtildi.
Türkiye’nin güçlü tarım altyapısı, rafineri kapasitesi ve gelişmiş havacılık sektörü sayesinde yalnızca SAF kullanan değil, aynı zamanda üreten ve ihraç eden ülkeler arasında yer alabileceği vurgulandı.

15 Milyar Dolara Kadar İthalat Azaltımı Potansiyeli
Novonesis verilerine göre yerli biyolojik kaynakların daha etkin değerlendirilmesiyle Türkiye’nin enerji ithalatında 10 ila 15 milyar dolar seviyesinde azalma sağlanabilir.
Şirket ayrıca bu dönüşümün;
- 100 binden fazla kişiye istihdam
- Yıllık 2,5 ila 3 milyon ton karbon emisyonu azaltımı
- Sanayide maliyet avantajı
- Çiftçiler için yeni gelir kaynakları
oluşturabileceğini belirtti.
Novonesis, enerji dönüşümünün yalnızca enerji arz güvenliğini değil, aynı zamanda ekonomik dayanıklılığı, sanayi rekabetçiliğini ve sürdürülebilir kalkınmayı destekleyecek önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti.
