Türkiye hidroelektrik sektörünün çatı kuruluşu HESİAD, 2026 yılında bünyesine kattığı yeni üyelerle temsil gücünü artırdı. Diler Holding, Energo-Pro, Enerjisa Üretim ve Margün Enerji’nin derneğe katılmasıyla birlikte sektörün önde gelen oyuncuları aynı çatı altında buluştu. Yeni üyeliklerin, hidroelektrik sektörünün enerji arz güvenliği, sürdürülebilirlik ve enerji dönüşümündeki stratejik rolünün daha güçlü şekilde anlatılmasına katkı sağlaması bekleniyor.
HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektrik santrallerin son dönemde Türkiye elektrik sistemindeki kritik rolünü bir kez daha kanıtladığını belirterek, yeni üyelerle birlikte sektörün ortak sesinin daha da güçleneceğini ifade etti.
Hidroelektrik Üretimi Rekor Seviyelere Ulaştı
2026 yılının kış ve ilkbahar döneminde görülen yüksek yağışlar, hidroelektrik santrallerin üretimde ön plana çıkmasını sağladı. Mayıs 2026 itibarıyla hidroelektrik santrallerin toplam elektrik üretimindeki payı yüzde 43,5 seviyesine ulaşırken, yenilenebilir enerji kaynaklarının toplam üretimdeki payı ise yüzde 73,2 ile tarihi bir rekor kırdı.
HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, hidroelektriğin Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde vazgeçilmez bir kaynak olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Hidroelektriğin ülkemiz için yarattığı değerin önümüzdeki dönemde daha da artmasını bekliyoruz. Ancak sektörün sürdürülebilirliği halen ciddi risklerle karşı karşıya bulunuyor. Bu konuda düzenleyici kurumların gerekli adımları atmasını bekliyoruz.”
Yeni Üyeler Sektöre Güç Katacak
HESİAD’ın yeni üyeleri arasında yer alan şirketler, enerji ve sanayi alanlarında önemli yatırımlarıyla dikkat çekiyor.
- Diler Holding, sanayi, madencilik, demir-çelik ve enerji alanlarında faaliyet gösteren köklü bir kuruluş olarak öne çıkıyor.
- Energo-Pro, hidroelektrik yatırımları ve ekipman üretimindeki uluslararası deneyimiyle Avrupa’nın önemli yatırımcıları arasında yer alıyor.
- Enerjisa Üretim, Türkiye’nin lider özel sektör elektrik üreticileri arasında bulunuyor ve yenilenebilir enerji yatırımlarıyla dikkat çekiyor.
- Margün Enerji ise özellikle güneş enerjisi ve sürdürülebilir büyüme stratejileriyle enerji sektörünün önemli oyuncuları arasında gösteriliyor.
Güven, yeni üyelerin bilgi birikimi ve deneyimlerinin sektörün gelişimine önemli katkılar sunacağını belirterek, HESİAD’ın enerji dönüşüm hedeflerine katkı sağlayacak çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı.
Türkiye’de Hidroelektrik Gücü 125 GW’lık Sistemin Temel Taşlarından Biri
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı verilerine göre Türkiye’nin kurulu gücü 2026 yılı Nisan sonu itibarıyla 125 GW seviyesini aşarken, bunun yaklaşık yüzde 26’sını hidroelektrik santraller oluşturuyor. Türkiye genelinde işletmede bulunan hidroelektrik santral sayısı ise 777’ye ulaştı.
2026 yılının ilk beş ayında Türkiye’nin toplam elektrik üretimi 143.021 GWh olarak gerçekleşti. Aynı dönemde hidroelektrik santrallerin üretimdeki payı yüzde 16,5’ten yüzde 32,4’e yükselirken, rüzgâr enerjisinin payı yüzde 12,6 seviyesine çıktı. Buna karşılık doğalgaz santrallerinin üretimdeki payı yüzde 21,8’den yüzde 12,2’ye geriledi.
Bu tablo, hidroelektrik ve diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının Türkiye’nin enerji üretimindeki ağırlığının giderek arttığını ortaya koyuyor.
Elektrik Fiyatlarındaki Düşüş Sektörü Zorluyor
Üretimdeki artışa rağmen elektrik piyasasında oluşan fiyat baskısı, hidroelektrik sektörü açısından önemli bir sorun olmaya devam ediyor.
EPİAŞ verilerine göre 2026 yılının ilk beş ayında ortalama Piyasa Takas Fiyatı (PTF) yaklaşık 1.616,63 TL/MWh seviyesinde gerçekleşti. Hafta sonlarında ise talebin düşmesi ve yenilenebilir enerji üretiminin artması nedeniyle fiyatlar ortalama 1.354 TL/MWh seviyesinde kaldı.
HESİAD Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, fiyat baskısının yatırımcıları ve işletmecileri zor durumda bıraktığını belirterek şu bilgileri paylaştı:
“Mayıs ayında ortalama PTF yalnızca 13 USD/MWh ile tarihi düşük seviyelerden birini gördü. Ocak-Mayıs döneminde ortalama piyasa fiyatı 40 USD/MWh olarak gerçekleşti. Geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 43’lük bir gerileme söz konusu. Ayrıca yılın ilk beş ayında 351 saat boyunca PTF sıfır TL/MWh olarak oluştu.”
Hidroelektrik Enerji Dönüşümünün Stratejik Unsuru Olmayı Sürdürüyor
Uzmanlara göre hidroelektrik santraller, esnek üretim yapıları, enerji depolama özellikleri ve ani talep değişimlerine hızlı yanıt verebilme kabiliyetleri sayesinde Türkiye’nin enerji dönüşüm sürecinde kritik rol üstlenmeye devam ediyor.
Özellikle rüzgâr ve güneş enerjisinin sistemdeki payının artmasıyla birlikte hidroelektrik santrallerin dengeleme ve esneklik hizmetleri daha stratejik hale geliyor. Ancak gelirlerde yaşanan daralma, yeni yatırımların finansmanı ve sektörün sürdürülebilir büyümesi açısından dikkatle takip edilmesi gereken önemli bir risk olarak öne çıkıyor.
