DHL ve IAG Cargo iş birliğini SAF ile güçlendiriyor
DHL ve IAG Cargo, sürdürülebilir havacılık yakıtı SAF alanındaki iş birliklerini genişleterek önemli bir adım attı. 2030 yılına kadar sürecek beş yıllık anlaşma kapsamında, Londra Heathrow Havalimanı’nda yaklaşık 240 milyon litre SAF kullanımı planlanıyor. Bu anlaşma, DHL Express taşımalarında sera gazı emisyonlarını önemli ölçüde azaltmayı hedefliyor.
Yeni anlaşma ile birlikte DHL ve IAG Cargo, hava taşımacılığında sürdürülebilirlik odaklı çözümleri yaygınlaştırmayı amaçlıyor. İş birliği, özellikle artan çevresel beklentilere yanıt veren uzun vadeli bir stratejinin parçası olarak öne çıkıyor.
SAF kullanımı ile büyük ölçekli emisyon azaltımı
Anlaşma kapsamında DHL Express, yılda yaklaşık 40 milyon litre katkısız SAF kullanımına denk gelen emisyon azaltımı sağlayacak. Bu miktar, 2025 yılındaki anlaşmanın yenilenmesiyle birlikte toplamda yaklaşık 640 bin ton CO₂e yaşam döngüsü emisyon azaltımı anlamına geliyor.
Kullanılan SAF, atık yağlar gibi sürdürülebilir kaynaklardan üretiliyor ve geleneksel jet yakıtına kıyasla yaşam döngüsü boyunca yaklaşık yüzde 90 daha düşük sera gazı emisyonu sunuyor. Bu özellik, havacılık sektöründe karbon ayak izini azaltma açısından kritik bir avantaj sağlıyor.
DHL Global Forwarding ile hedef 1 milyon tonun üzerinde
İş birliği yalnızca DHL Express ile sınırlı kalmıyor. DHL Global Forwarding ile imzalanacak ek çerçeve anlaşması, toplam emisyon azaltımını 1 milyon ton CO₂e’nin üzerine çıkarma potansiyeli taşıyor. Bu adım, grubun sürdürülebilir yakıtlara erişimini güçlendirirken lojistik sektöründe düşük karbonlu çözümlerin yaygınlaşmasına katkı sağlıyor.
Artan müşteri talebi doğrultusunda geliştirilen bu yaklaşım, sürdürülebilir yakıt temelli lojistik çözümler pazarının büyümesini de destekliyor. Aynı zamanda müşterilere uzun vadeli ve güvenilir çözümler sunulmasına imkân tanıyor.
DHL ve IAG Cargo sürdürülebilirlik hedeflerini büyütüyor
DHL ve IAG Cargo arasındaki bu güçlü iş birliği, havacılık kaynaklı emisyonların azaltılmasına yönelik ortak kararlılığı ortaya koyuyor. DHL Express yöneticisi Travis Cobb, anlaşmanın sektörler arası iş birliklerinin somut sonuçlar üretebileceğini gösterdiğini vurguladı.
IAG Cargo yöneticisi Camilo Garcia Cervera ise sürdürülebilir hava kargo çözümlerinin geliştirilmesinde bu tür ortaklıkların kritik rol oynadığını ifade etti.
Bu anlaşma, DHL’in 2030 yılına kadar hava taşımacılığında SAF kullanım oranını yüzde 30’a çıkarma hedefini de destekliyor. Uzun vadeli anlaşmalar, düşük emisyonlu taşımacılık altyapısının gelişmesine katkı sunuyor.
Not:
*Sürdürülebilir havacılık yakıtı (SAF), ReFuelEU Havacılık Düzenlemesi kapsamında; sentetik havacılık yakıtları, biyoyakıtlar veya geri dönüştürülmüş karbon bazlı yakıtlar olarak tanımlanıyor. SAF, geleneksel jet yakıtına kıyasla yaşam döngüsü analizi temelinde toplam sera gazı emisyonlarını azaltabiliyor.
Egzoz (uçuş sırasındaki) emisyonlarda doğrudan bir azalma sağlanmıyor; emisyon azaltımı, üretim sürecinden kaynaklanıyor.
SAF, havacılık emisyonlarını azaltmaya yönelik önemli bir çözüm olmakla birlikte, üretim kapasitesinin ve erişilebilirliğinin artırılması hâlâ zorluklar barındırıyor. Bu nedenle SAF, günümüzde fosil jet yakıtına kıyasla yaklaşık 3 ila 4 kat daha maliyetli.
Günümüzde ticari havayolları tarafından kullanılan yakıtın çok küçük bir bölümü SAF’tır. ReFuelEU Havacılık Düzenlemesi, havacılık sektörünün sera gazı emisyonlarını azaltmak amacıyla SAF kullanımının artırılmasını teşvik ediyor. Bu düzenleme, 2030 yılına kadar yüzde 55 emisyon azaltım hedefini içeren “Fit for 55” paketinin bir parçası olup, AB havalimanlarında tedarik edilen geleneksel havacılık yakıtına karıştırılan SAF oranının kademeli olarak artırılmasını zorunlu kılmaktadır.
