IC Enterra CEO’su Cem Aşık, Türkiye elektrik arz güvenliğini değerlendirdi
IC Enterra CEO’su Cem Aşık, Türkiye’nin elektrik arz güvenliği açısından güçlü bir konumda yer aldığını söyledi. Elektrik Üreticileri Derneği (EÜD) Yönetim Kurulu Üyesi olan Cem Aşık, TRT Radyo 1’de yayınlanan Gündem Enerji programında yaptığı değerlendirmelerde, Türkiye’nin elektrik üretim altyapısının dünyadaki gelişmiş ülkelerle kıyaslanabilir seviyeye ulaştığını vurguladı. Aşık, enerji dönüşümünde depolama yatırımlarının “oyun değiştirici” bir rol üstleneceğini ifade etti.
Programda Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesi, yenilenebilir enerji yatırımları, depolama teknolojileri, elektrik fiyatları ve enerji bağımsızlığı hedefleri kapsamlı şekilde ele alındı.
Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesi 20 yılda üç katına çıktı
IC Enterra CEO’su Cem Aşık, Türkiye’nin enerji sektöründe altyapı, piyasa büyüklüğü ve mevzuat olgunluğu açısından önemli bir seviyeye ulaştığını belirtti. Türkiye’nin serbest elektrik piyasası dönüşümünü başarıyla tamamladığını ifade eden Aşık, Batı Avrupa ülkeleriyle kıyaslandığında en belirgin farkın yüksek büyüme hızı olduğunu söyledi.
Son 20 yılda Türkiye’nin elektrik üretim kapasitesinin yaklaşık üç katına çıktığını vurgulayan Aşık, bu ölçekte bir büyümenin dünyada çok az ülkede görüldüğünü dile getirdi.
Yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarına yoğun ilgi
Yenilenebilir enerji yatırımlarına yönelik yatırımcı ilgisinin oldukça yüksek olduğunu belirten Cem Aşık, özellikle depolamalı üretim tesisleri ve öz tüketime dayalı lisanssız üretim projelerinde ciddi bir başvuru yoğunluğu yaşandığını söyledi.
Aşık, 2024 ve 2025 yıllarında gerçekleşen yenilenebilir enerji ihalelerinde fiyatların oldukça düşük seviyelerde oluştuğunu belirterek, yenilenebilir enerjinin artık yüksek destek mekanizmalarına ihtiyaç duymadığını ifade etti. Sanayicilerin kendi tüketimlerini karşılamak amacıyla kurduğu lisanssız tesislerin, şebeke verimliliği açısından da önemli katkılar sunduğunu vurguladı.
Depolama teknolojileri enerji dönüşümünde oyunu değiştiriyor
Türkiye’nin bugün 122 GW’ın üzerinde kurulu güce sahip olduğunu ve bunun yaklaşık yüzde 60’ının yenilenebilir kaynaklardan oluştuğunu söyleyen Cem Aşık, toplam üretim kapasitesi açısından bir sorun bulunmadığını ifade etti.
Elektriğin uzun yıllar büyük ölçekli olarak depolanamadığını hatırlatan Aşık, gelişen pil depolama teknolojilerinin bu durumu kökten değiştirdiğini söyledi. Depolama sistemlerini bir “powerbank”e benzeten Aşık, fazla üretilen elektriğin depolanarak ihtiyaç anında şebekeye verilmesinin arz güvenliğini artırdığını ve sistem maliyetlerini düşürdüğünü kaydetti.
Türkiye’de depolamalı tesisler için verilen 33 GW’lık ön lisansın, sektöre duyulan güvenin somut bir göstergesi olduğunu belirten Aşık, 2026’nın depolama yatırımlarında hızlanma yılı, 2027 ve 2028’in ise bu yatırımların etkisinin net biçimde hissedileceği dönem olacağını söyledi.
Yenilenebilir enerji, elektrik fiyatları üzerinde aşağı yönlü etki yaratıyor
Cem Aşık, uzun vadeli değerlendirmelerde elektrik tarifelerindeki artışın enflasyonun yaklaşık yarısı seviyesinde gerçekleştiğini ifade etti. Yenilenebilir enerji yatırımlarının artması ve yeni üretim kapasitesinin devreye girmesinin, elektrik fiyatları üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturduğunu söyledi.
Elektrikli araçların yaygınlaşmasına da değinen Aşık, üretim tarafında bir sorun öngörmediklerini ancak dağıtım şebekesinin uç noktalarında ilave yatırımların gerekli olduğunu vurguladı. Depolama sistemlerinin, şarj altyapısında da yük dengeleyici bir rol üstleneceğini belirtti.
