Türkiye’ye 2025’in İlk 9 Ayında 11,4 Milyar Dolar UDY Girişi Gerçekleşti
Uluslararası Yatırımcılar Derneği (YASED), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından 12 Kasım 2025’te yayımlanan Ödemeler Dengesi İstatistikleri sonrası hazırladığı **“Rakamlarla Uluslararası Doğrudan Yatırımlar Bülteni”**ni kamuoyuyla paylaştı.
Bültende yer alan verilere göre, Eylül 2025’te Türkiye’ye 722 milyon dolar tutarında Uluslararası Doğrudan Yatırım (UDY) girişi gerçekleşti. Böylece 2025 yılının ilk 9 ayında Türkiye’ye gelen toplam UDY miktarı 11,4 milyar dolara ulaştı.
Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %46’lık bir artışa işaret ediyor. 2003 yılından bu yana Türkiye’ye giren toplam UDY miktarı 285 milyar doları aşmış durumda.
Yatırım Sermayesi 8 Milyar Doları Aştı
YASED’in verilerine göre, yılın ilk 9 ayında gerçekleşen 11,4 milyar dolarlık UDY girişinin 8 milyar dolarlık bölümü yatırım sermayesi şeklinde oldu.
Ayrıca, yabancı uyruklulara gayrimenkul satışı yoluyla 1,6 milyar dolar, borçlanma araçlarıyla 2,6 milyar dolar değerinde UDY girişi kaydedildi.
Yatırım tasfiyeleri ise toplamı 856 milyon dolar aşağı yönde etkiledi.
En Fazla Yatırım Toptan ve Perakende Ticarette Gerçekleşti
2025’in ilk 9 ayında kaydedilen 8 milyar dolarlık yatırım sermayesi girişinin sektörel dağılımında toptan ve perakende ticaret sektörü 2,7 milyar dolar ile ilk sırada yer aldı.
- Toptan ve perakende ticaret: %34 pay
- Gıda ürünleri, içecek ve tütün imalatı: %15 pay
- Bilgi ve iletişim hizmetleri: %15 pay
Bu veriler, Türkiye’nin perakende ve teknoloji odaklı sektörlerde yabancı yatırımcılar için cazibesini koruduğunu gösteriyor.
Hollanda, Kazakistan ve Lüksemburg İlk Üçte
YASED’in raporuna göre, Avrupa Birliği (AB-27) ülkeleri, 2003–2024 döneminde olduğu gibi 2025’in ilk 9 ayında da Türkiye’ye gelen yatırımların %64’lük kısmını gerçekleştirdi.
Ülkelere göre yatırım dağılımında ise şu tablo öne çıktı:
- Hollanda: %32
- Kazakistan: %14
- Lüksemburg: %14
- Almanya: %7
- ABD: %6
Bu tablo, Hollanda’nın uzun yıllardır Türkiye’nin en büyük yatırım ortağı konumunu sürdürdüğünü ortaya koyarken, Orta Asya ülkelerinden gelen sermaye akışının da dikkat çekici şekilde arttığını gösteriyor.
