Türkiye Yalıtımda Yeni Bir Çağa Giriyor
Türkiye, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda önemli bir adım attı. 1 Nisan 2025 itibarıyla yürürlüğe giren TS 825 Binalarda Isı Yalıtım Kuralları Standardı, yalıtım uygulamalarında yeni bir dönemi başlattı. İzocam Genel Direktörü Murat Savcı, bu güncellemeyle birlikte Türkiye’nin enerji tasarrufu çıtasının yükseldiğini vurguladı.
Isı Yalıtımında Kalınlık ve Performans Artıyor
Türkiye’nin 2024 yılında 65,5 milyar doları aşan enerji ithalatı, dışa bağımlılığın ciddiyetini ortaya koyuyor. Savcı, binalarda tüketilen enerjinin yüzde 80’inin ısıtma ve soğutma amaçlı kullanıldığını belirterek, “Yalıtım malzemelerinin kalınlığı ve performansı enerji verimliliği açısından hayati öneme sahip” dedi. Güncellenen standart, binaların U değerlerini ve yalıtım kalınlıklarını yeniden düzenleyerek daha etkili çözümler sunuyor.
Soğutma İçin Yalıtım Zorunluluğu
Savcı, sıcak bölgelerde soğutma kaynaklı enerji tüketiminin ısıtma amaçlı tüketimden 3-4 kat fazla olduğunu hatırlattı. Yeni düzenleme, özellikle ılıman ve sıcak iklim kuşaklarında yalıtımı zorunlu hale getirerek bu bölgelerdeki enerji israfını azaltmayı hedefliyor.
Avrupa Standartlarına Yaklaşan U Değerleri
Yeni TS 825 standardı ile ısıl direnç değerleri (U değerleri) Avrupa seviyelerine çekiliyor. Ayrıca, iklim farklılıklarını daha hassas analiz edebilmek için derece-gün bölgeleri 4’ten 6’ya çıkarıldı. Bu sayede, bölgesel koşullara özel yalıtım stratejileri geliştirilebilecek.
Sektörde Büyüme İçin Büyük Potansiyel
Türkiye’deki bina stokunun sadece yüzde 20’si TS 825’e uygun yalıtılmış durumda. Savcı, “Her 10 konuttan 8’i yeterli yalıtıma sahip değil. Bu da sektör için büyük bir büyüme fırsatı yaratıyor,” dedi. Yetersiz malzeme kalınlığı ve uygulama hataları da dikkate alındığında, yalıtım sektörünün önü açık görünüyor.
Pazar Organik Olarak Büyüyecek
Yeni standartla birlikte yalıtım malzemelerine olan talep artacak. İzocam, bu sürecin sadece enerji tasarrufu değil, aynı zamanda sektörel gelişim açısından da büyük önem taşıdığına inanıyor. Savcı, “Enerji verimliliği yalnızca bireysel kazanç sağlamaz, ülke ekonomisine de katkı sunar,” diyerek sözlerini tamamladı.
