Sürdürülebilir Üretim ve Tüketim Derneği (SÜT-D), plastiklerin yaşamımızdaki yeri ve atık plastiklerin çevreye verdiği kirliliğin etkilerine 5 Haziran Dünya Çevre Gününde dikkat çekmeyi amaçlıyor.
İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi ve SÜT-D Başkanı Prof. Dr. Filiz Karaosmanoğlu, plastiklerin kullanımlarının yasaklanmasının değil, sürdürülebilir şekilde geri dönüştürülmesinin üzerine vurgu yaparak, “Plastik yasağını birlikte yenebiliriz” diyerek toplumsal bilincin önemine dikkat çekti.
Her Yerde Rengârenk Plastikler Var
Prof. Dr. Karaosmanoğlu, “Ambalaj, çatal-kaşık, balon, bardak, enjektör, pipet, poşet gibi plastik ürünler yaşamın her alanında yer alıyor. Plastikler yalnızca tek kullanımlık değil, uzun ömürlü ürünlerde de karşımıza çıkıyor” dedi.
Atık Plastikler, Yerli Enerji Kaynağımız Olmalı
Plastiklerin hammaddesi genellikle petrol ve doğal gaz olduğunu belirten Prof. Dr. Karaosmanoğlu, bu nedenle atık plastiklerin enerji kaynağı olarak değerlendirilebileceğini belirtti: “Atık plastikler adeta yer altındaki petrol ve doğal gaz gibidir. İthal etmek zorunda kaldığımız bu kaynaklara alternatif olarak atık plastikler yerli hammaddemiz olabilir.”
Türkiye’de plastik atıkların geri dönüşüm sektörü hızla büyüme gösteriyor. Ancak fabrikalar daha fazla atık plastiğe ihtiyaç duyuyor. Plastik atıklar doğru şekilde toplanmadığı zaman toprak, su ve hava kirliliğine, ayrıca iklim değişikliğine ve biyolojik çeşitlilik kaybına yol açtığının altını çizdi.
Sayılarla Plastik Gerçeği
- Dünya’da, 1950’den bu güne kadar 9,3 milyar ton plastik üretildi.
- Yaklaşık 7 milyar tonu atığa dönüştü.
- 2060 yılına kadar yıllık plastik atık miktarının 1 milyar tona ulaşacak.
- Deniz çöpünün %85’inden fazlası plastik.
- Mikroplastikler artık heryerde. Plastik atıklar Everest Dağı ve Mariana Çukuru’nda bile var.
Plastik kirliliği sadece çevreyi değil, gıda güvenliğini ve insan sağlığını da tehdit ediyor.
Çözüm: İş Birliği ve Teknoloji
Prof. Dr. Karaosmanoğlu, plastik yasağının tek başına çözüm olmadığını belirttirken, “Çözüm pahalı ya da zor değil. Doğru atık yönetimiyle 2040 yılına kadar 4.5 trilyon dolarlık tasarruf sağlanabilir.”
Plastik krizine çözüm bulmak için, Birleşmiş Milletler Çevre Programı küresel çapta bir anlaşma üzerinde çalışıyor. Güney Kore’nin Jeju Adası’nda başlatılan “2040 Plastik Sıfır Jeju” hareketi bu alandaki öncü adımlardan biri.
Plastik Yasağını Birlikte Yenebiliriz
“Bu yıl Dünya Çevre Günü’ne iki ay önceden başladık. Plastik kirliliğine karşı farkındalığı artırmak için herkesi harekete geçmeye çağırıyoruz,” diyen Prof. Dr. Karaosmanoğlu şöyle devam etti:
“Atık plastikleri ayrı toplayarak geri dönüşümünü sağlayalım. Canlılara ve gezegenimize zarar vermeden plastiklerle yaşamak mümkün. Plastik yasağını birlikte yenebiliriz. Böylece hem Dünya Çevre Günü’müz kutlu hem de insanlık ve doğa mutlu olur.”
