Hidroelektrik Santrallerinin Türkiye’deki Liderliği
KPMG ve APLUS Enerji iş birliğiyle hazırlanan 2024 yılı “Enerji Sektör Raporu”, Türkiye’nin yenilenebilir enerji kaynaklarına dayalı kurulu güç kapasitesinin %56,6’sının bu kaynaklardan oluştuğunu ortaya koyuyor. Türkiye’deki yenilenebilir enerji kaynakları arasında en büyük payı hidroelektrik santraller alıyor. Toplamda 32 GW’lık kapasiteye sahip hidroelektrik santraller, Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretiminde lider konumda. Bu kapasitenin %22’si 23,6 GW ile barajlı hidroelektrik santrallerinden, %8’i ise 8,3 GW ile akarsu hidroelektrik santrallerinden oluşuyor.

Küresel Yenilenebilir Enerji Liderleri: Çin ve ABD
Raporda, dünyada yenilenebilir enerji kurulu gücü açısından ilk sırada yer alan ülkenin Çin olduğu vurgulanıyor. 2022 yılı sonunda Çin’in yenilenebilir enerji kurulu gücünde en yüksek payı 392 GW ile güneş enerjisi alırken, onu 367 GW ile hidroelektrik ve 366 GW ile rüzgâr enerjisi takip ediyor. ABD ise yenilenebilir enerji kurulu gücü açısından ikinci sırada. ABD’de en yüksek payı 141 GW ile rüzgâr enerjisi oluştururken, onu 112 GW ile güneş enerjisi ve 84 GW ile hidroelektrik izliyor.
Türkiye’de Yenilenebilir Enerjinin Gelişimi
Türkiye’de yenilenebilir enerji kurulu gücü, 2000-2023 yılları arasında %7,7’lik yıllık bileşik büyüme oranıyla 11,2 GW’dan 62 GW’a yükseldi. 2010’dan itibaren kaynak çeşitliliği arttı ve bu dönemde yıllık bileşik büyüme oranı %10,3’e ulaştı. 2023 yılı itibarıyla Türkiye’nin toplam kurulu güç kapasitesi 109,5 GW olup, bunun %56,6’sı yenilenebilir enerji kaynaklarına dayanıyor.
Rüzgâr, Güneş ve Diğer Kaynaklar
Rüzgâr enerji santralleri, 11,8 GW ile Türkiye’nin toplam kurulu gücünün %10,8’ini oluşturuyor. Bunun yalnızca 0,1 GW’ı lisanssız santrallere ait. Biyokütle tesislerinin payı ise 2,1 GW ile %1,9, jeotermal enerji tesislerinin payı ise 1,7 GW ile %1,5 seviyesinde. Jeotermal enerji 2023’te sabit kalırken, biyokütle kapasitesi 165 MW arttı.
Güneş Enerjisindeki Yükseliş
Türkiye’nin güneş enerjisi kapasitesi hızla artarak 14,1 GW’a ulaştı ve toplam kurulu gücün %12,9’unu oluşturuyor. Bu kapasitenin %88,2’si lisanssız santrallerden oluşuyor. Güneş enerjisindeki lisanssız kapasitenin yüksek olmasının nedeni, diğer kaynaklara kıyasla güneş santrallerinin küçük ölçekli kurulabilmesi ve düşük yatırım maliyetleriyle öz tüketime yönelik projelerin gerçekleştirilmesi olarak gösteriliyor.
