Hidroelektrik Santralleri Sanayi İş İnsanları Derneği HESİAD, 6 Eylül 2026’da açıklanarak Resmî Gazete’de yayımlanan 2027-2029 dönemine ilişkin Orta Vadeli Program’da (OVP) pompaj depolamalı HES hidroelektrik santrallere (PHES) yönelik mevzuat hazırlıklarının başlatılmasını memnuniyetle karşıladı.
HESİAD, Ağustos 2026’da yayımladığı “Pompaj Depolamalı Hidroelektrik Santraller Teknik Raporu” ile Türkiye’nin artan güneş ve rüzgâr enerjisi kapasitesini destekleyecek uzun süreli depolama çözümleri için PHES’lerin stratejik önem taşıdığını vurgulamıştı. Raporda, ön fizibiliteden ticari işletmeye geçiş süreci 8–10 yılı bulan PHES yatırımları için mevzuat altyapısının hızla oluşturulması gerektiği belirtilmişti.

“Söz Konusu Olan Enerji Arz Güvenliğimizdir”
OVP’de PHES mevzuatı ve akıllı su yönetimi sistemlerine yer verilmesini sektör adına büyük bir kazanım olarak değerlendiren HESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Elvan Tuğsuz Güven, kararın enerji arz güvenliğini pekiştireceğini vurguladı.
Güven, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“PHES Teknik Raporumuzu yayımlarken temel çağrımız netti: Türkiye’nin pompaj depolamalı hidroelektrik santral yatırımları konusunda kaybedecek zamanı yok! OVP’de mevzuat çalışmalarına yönelik iradenin ortaya konulması, Türkiye’nin enerji geleceği açısından son derece kıymetli bir gelişmedir. Söz konusu olan enerji arz güvenliğimizdir. Bundan sonraki aşamada önemli olan bu kararın gerekli mevzuat, yatırım ve piyasa mekanizmalarıyla hızla somut adımlara dönüşmesidir. HESİAD olarak sahip olduğumuz sektörel ve teknik birikimle kamu kurumlarımızla iş birliği yapmaya hazırız.”
Akıllı Su Yönetimi ve Dijitalleşme Vurgusu
Programda yer alan su yönetiminde dijitalleşmenin artırılması ve akıllı su yönetimi sistemlerinin hayata geçirilmesi hedeflerini de değerlendiren Güven, suyun enerji üretimindeki payının artırılması için dijital ölçüm ve kayıp hesaplama süreçlerinin kritik önem taşıdığını belirtti.
Büyük ölçekli ve uzun süreli depolama imkânı sunan PHES projeleri; şebeke esnekliği sağlaması, sistem güvenliğini artırması ve enerjide dışa bağımlılığı azaltmasıyla Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedeflerinin temel taşıyıcıları arasında gösteriliyor.
