Türkiye yenilenebilir enerji yatırımları, uluslararası iş birlikleriyle ölçek büyüten yeni bir döneme girdi. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Suudi Arabistan Enerji Bakanı Abdulaziz bin Selman Al-Suud arasında imzalanan “Yenilenebilir Enerji Santrali Projelerine İlişkin Hükümetlerarası Anlaşma”, Türkiye’nin güneş ve rüzgâr başta olmak üzere temiz enerji yatırımlarında uzun vadeli, öngörülebilir ve maliyet avantajı sağlayan bir modele geçtiğini ortaya koydu.
Yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımı kapsayan anlaşma, toplam 5 bin megavat büyüklüğündeki yenilenebilir enerji projelerinin ilk fazı olan 2 bin megavatlık güneş enerjisi yatırımlarını içeriyor. Kilovatsaat başına 1,99 avro/sent gibi Türkiye’de bugüne kadar görülen en düşük alım fiyatlarından biriyle hayata geçirilecek projeler, enerji arz güvenliği ve tüketici maliyetleri açısından stratejik önem taşıyor.
Türkiye Rüzgâr Enerjisi Birliği (TÜREB) Başkanı Dr. İbrahim Erden, bu anlaşmanın yenilenebilir enerji yatırımlarında ölçek büyüten, maliyetleri aşağı çeken ve uluslararası sermayeyi Türkiye’ye çeken yeni bir yaklaşımın somut göstergesi olduğunu vurguladı.
2 Bin MW’lık Güneş Enerjisi Yatırımı Sivas ve Karaman’da Hayata Geçirilecek
Anlaşma kapsamında yer alan güneş enerjisi projeleri, Sivas ve Karaman Taşeli bölgelerinde kurulacak. Toplam 2 bin megavat kurulu güce sahip olacak santrallerde üretilen elektriğin, 25 yıl boyunca 1,99 avro/sent/kWh bedelle satın alınması öngörülüyor.
Yatırım modelinde yüzde 50 yerlileştirme şartı bulunması, yerli sanayi ve tedarik zinciri açısından da önemli bir kazanım olarak öne çıkıyor. Projelerin tamamlanmasıyla yaklaşık 2,1 milyon hanenin elektrik ihtiyacının karşılanması hedefleniyor.
Planlamaya göre projelerin temeli 2027 yılında atılacak, ilk faz 2027 sonunda devreye alınacak ve tüm sürecin 2028–2029 döneminde tamamlanması öngörülüyor.
Düşük Alım Fiyatı Enerji Arz Güvenliğine Katkı Sağlayacak
TÜREB Başkanı Dr. İbrahim Erden, kilovatsaat başına 1,99 avro/sent seviyesindeki alım fiyatının, Türkiye’nin yenilenebilir enerji tarihinde önemli bir eşik olduğunu belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Bu fiyat seviyesi, bugüne kadar görülen en düşük alım fiyatlarından biri. Hayata geçirilecek projeler, hem enerji arz güvenliği hem de tüketicilere yansıyacak maliyet avantajı açısından son derece değerli.”
Güneş ve Rüzgâr Ekosistemi Birlikte Güçlenecek
Dr. Erden, söz konusu anlaşmanın yalnızca güneş enerjisi yatırımlarıyla sınırlı kalmayacağını, tüm yenilenebilir enerji ekosistemini olumlu etkileyeceğini ifade etti. Türkiye’nin 2035 yenilenebilir enerji hedeflerinin, sadece kurulu güç artışını değil; yatırım ölçeği, finansman yapısı ve uluslararası iş birliklerini kapsayan bütüncül bir dönüşümü temsil ettiğini vurguladı.
“Güneş enerjisinde atılan bu adımın, rüzgâr enerjisi başta olmak üzere tüm yenilenebilir enerji ekosistemine güçlü bir yatırım ivmesi kazandıracağını değerlendiriyoruz. Güneş ve rüzgârın dengeli ve entegre büyümesi, yerli sanayi, istihdam ve teknolojik gelişim açısından Türkiye’ye önemli katkılar sunacaktır.”
Türkiye Yenilenebilir Enerjide Uluslararası Sermaye İçin Güçlü Bir Merkez Oluyor
Türkiye–Suudi Arabistan arasında imzalanan bu anlaşma, Türkiye yenilenebilir enerji yatırımları açısından uluslararası yatırımcı güvenini artıran önemli bir gösterge olarak değerlendiriliyor. Büyük ölçekli projeler, uzun vadeli alım garantileri ve yerli üretimi destekleyen yapısıyla bu modelin, önümüzdeki dönemde benzer yatırımlar için de yol gösterici olması bekleniyor.
