Jeotermal Soğutma Elektrik Şebekesinin Yükünü Azaltabilir

Jeotermal Soğutma Elektrik Şebekesinin Yükünü Azaltabilir
0

Türkiye’de yaz aylarının en sıcak döneminin yaşandığı günlerde artan klima kullanımı elektrik şebekesi üzerindeki yükü artırırken, jeotermal soğutma alternatif bir çözüm olarak öne çıkıyor. Jeotermal Enerji Derneği (JED) Yönetim Kurulu Başkanı Ali Kındap, klima kullanımının yoğunlaştığı 12.00 ile 18.00 saatleri arasında soğutma kaynaklı tüketimin ülke elektrik tüketiminin ortalama yüzde 10’unu oluşturduğunu belirterek, jeotermal soğutma sistemlerinin enerji arz güvenliğinde rol alması gerektiğini söyledi.

Kındap, Türkiye’nin zengin jeotermal enerji kaynaklarının yalnızca elektrik üretimi ve konut ısıtması amacıyla değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti. Gelişmiş ülkelerde bölgesel ısıtma ve soğutma sistemlerinde jeotermal kullanımının yaygınlaştığını belirten Kındap, bu uygulamaların kamu yönetimleri tarafından desteklendiğini ifade etti.

Klima sayısı 2035’e kadar iki katına çıkacak

Türkiye’de 2025 sonu itibarıyla hanelerde yaklaşık 11 milyon klima bulunduğunu belirten Kındap, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı projeksiyonlarına göre bu sayının 2035’e kadar yaklaşık iki katına çıkacağını söyledi.

Kındap, yalnızca konutlarda kullanılan klimaların ısıtma ve soğutma amaçlı elektrik tüketiminin 2025 yılında 5 ila 6 bin gigavatsaat seviyesinden 2035 yılında 12 bin gigavatsaat seviyesine çıkacağını kaydetti. İklim değişikliğinin etkileriyle artan soğutma ihtiyacının yalnızca daha fazla elektrik üretimi ve klima yatırımıyla karşılanmasının doğru olmayacağını belirten Kındap, artan klima sayısının elektrik şebekesine daha fazla yük getireceğini söyledi.

jed sogutma

Jeotermal soğutma farklı yapılarda uygulanabilir

Kındap, sıcak jeotermal kaynakların soğutma üretiminde kullanılmasının dünyada uzun süredir bilinen ve uygulanan bir teknoloji olduğunu belirtti. Ege Bölgesi başta olmak üzere güçlü jeotermal potansiyele sahip bölgelerdeki oteller, hastaneler, alışveriş merkezleri, sanayi tesisleri, organize sanayi bölgeleri, üniversite kampüsleri, kamu binaları, veri merkezleri ve toplu konut alanlarının jeotermal soğutma açısından değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Jeotermal ve toprak kaynaklı ısı pompalarıyla kışın ısıtılan binaların yazın soğutulabileceğini belirten Kındap, uygun sıcaklıktaki jeotermal kaynaklardan absorpsiyonlu sistemlerle doğrudan soğutma enerjisi de üretilebildiğini söyledi.

Jeotermal enerji şebeke güvenliğine katkı sağlayabilir

Kındap, jeotermal enerji ile bir hastanenin, otelin, üniversite kampüsünün veya organize sanayi bölgesinin 12 aylık enerji ihtiyacının tek bir entegre sistem üzerinden planlanabileceğini belirtti. Jeotermal soğutmanın doğru bölgelerde ve doğru projelerde elektrik şebekesinin sigortalarından biri olabileceğini ifade etti.

Kındap ayrıca, soğutma kaynaklı elektrik talebinin küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’unu oluşturduğunu, pik saatlerde ise bu oranın yüzde 30’a kadar çıkabildiğini belirtti.

Jeotermal soğutma için pilot bölgeler önerisi

Ali Kındap, jeotermal soğutma için pilot bölgelerin belirlenmesi, kamu yatırımlarıyla ilk örneklerin oluşturulması ve yatırım teşviklerinin devreye alınması çağrısında bulundu. Kındap, jeotermal potansiyeli yüksek kentlerde kamu binaları, hastaneler, üniversiteler, turizm tesisleri ve organize sanayi bölgeleri için jeotermal soğutma fizibiliteleri hazırlanmasını istedi.

Bu Yazıya Tepkiniz Ne Oldu?
  • 0
    be_endim
    Beğendim
  • 0
    alk_l_yorum
    Alkışlıyorum
  • 0
    d_nceliyim
    Düşünceliyim
  • 0
    _z_ld_m
    Üzüldüm
  • 0
    _ok_k_zd_m
    Çok Kızdım

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir