Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi üyeleri olan ve Türkiye’nin önde gelen enerji şirketlerinde görev yapan genç uzmanlar, Rusya Devlet Nükleer Enerji Kuruluşu Rosatom tarafından inşa edilen Akkuyu Nükleer Güç Santrali (NGS) sahasına teknik bir ziyaret gerçekleştirdi. Heyet, projenin inşa süreçleri ve 1. Güç Ünitesi’nde devam eden devreye alma hazırlıkları hakkında kapsamlı bilgi aldı.
Ziyaret programı çerçevesinde konuklar; Akkuyu NGS Eğitim Merkezi’nde yer alan Güç Ünitesi Kontrol Odası Tam Ölçekli Simülatörü’nü, Doğu Deniz Kargo Terminali’ni ve deniz seviyesinden 200 metre yükseklikte bulunan seyir terasını yerinde inceledi.

Sergei Butckikh: “Genç Uzmanlar Geleceğin Enerji Sektörüne Yön Verecek”
Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin inşasının enerji, mühendislik ve nitelikli insan kaynağı gelişimine büyük katkı sağladığını belirten AKKUYU NÜKLEER A.Ş. Genel Müdürü Sergei Butckikh, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin inşası; enerji, mühendislik ve nitelikli insan kaynağının yetiştirilmesi alanlarında yeni yetkinliklerin oluşmasını sağlıyor. Bugün projemizi yakından tanıyan genç uzmanlar, önümüzdeki on yıllarda Türkiye’nin enerji sektörünün gelişimine yön verecekler. Akkuyu NGS sahasında uzmanlarımızla bir araya gelerek modern nükleer enerji teknolojilerinin nasıl çalıştığını yakından görme fırsatı buldular.”
Ziyaret boyunca genç enerji liderleri; 1. Güç Ünitesi’nde yürütülen ekipman kontrolleri, düzenleyici kurumlarla yürütülen süreçler ve işletme personelinin eğitim programları hakkında uzmanlardan detaylı bilgi aldı.
Enerji Dönüşümünde Nükleer Enerjinin Stratejik Rolü
Ziyaretin önemine değinen Dünya Enerji Konseyi Türk Milli Komitesi Genel Sekreteri Mehmet Ertürk, bu deneyimin genç profesyonellerin teknik bilgi birikimini artırmada kritik rol oynadığını ifade etti:
“Akkuyu NGS’ye düzenlenen bu ziyaret, Dünya Enerji Konseyi Türkiye Milli Komitesi olarak genç enerji liderlerimiz için son derece öğretici bir deneyim oldu. Türkiye’nin ilk nükleer güç santralinin sahada nasıl hayata geçirildiğini yerinde gözlemlemek, nükleer enerjinin ülkemizin enerji dönüşümündeki rolünü daha iyi anlamalarını sağladı. Bu proje, enerji arz güvenliği ve düşük karbonlu üretim hedeflerimiz açısından uzun yıllar boyunca katkı sunma potansiyeline sahiptir.”
Program katılımcılarından Pakize Şule Serin ise projenin yerli tedarikçilere ve istihdama sağladığı katkının sektör için değerli bir kazanım olduğunu vurgulayarak, elektrik üretiminde güvenilir ve düşük karbonlu kaynakların payının artırılmasının Türkiye’nin sürdürülebilir enerji geleceği açısından büyük önem taşıdığını belirtti.