Enerji Depolama Endüstrileri Derneği (EDEDER), 6 Eylül 2026’da açıklanarak Resmî Gazete’de yayımlanan 2027–2029 dönemi Orta Vadeli Program’da (OVP) elektrik enerjisi depolama kapasitesinin artırılmasına özel olarak yer verilmesini memnuniyetle karşıladı. Dernek, kararı Türkiye’nin yeşil dönüşümü ve arz güvenliği açısından hayati bir politika mesajı olarak nitelendirdi.
Güneş ve rüzgâr gibi değişken üretim karakterine sahip yenilenebilir kaynakların şebekeye entegrasyonunda enerji depolama sistemlerinin kritik rol oynadığına dikkat çekildi. EDEDER; sistem dengesi, şebeke esnekliği ve arz güvenliğinin tam regüle bir depolama piyasasıyla güçleneceğini vurguladı.
“Depolama Olmadan Enerji Dönüşümü Tamamlanamaz”
Yenilenebilir enerjideki büyümenin şebeke altyapısıyla desteklenmesi gerektiğini belirten EDEDER Yönetim Kurulu Başkanı Doğa Can Bayram, OVP’de ortaya konan iradenin yatırımlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Bayram, konuya ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Türkiye yenilenebilir enerji kapasitesini hızla büyütürken artık yalnızca ne kadar yeni kapasite kuracağımızı değil, bu kapasiteyi sisteme nasıl entegre edeceğimizi de konuşmak zorundayız. OVP’de yenilenebilir kaynakların etkin entegrasyonu ve sistem güvenliği ile enerji depolama arasında doğrudan bağ kurulmasını son derece değerli buluyoruz. Depolama olmadan enerji dönüşümünü tamamlamamız mümkün değil. Şimdi önemli olan bu politika iradesini yatırımları hızlandıracak uygulamalarla desteklemektir.”

Tam Regüle ve Rekabetçi Piyasa Vurgusu
OVP’deki hedeflerin sürdürülebilir bir piyasa tasarımıyla güçlendirilmesi gerektiğine işaret eden EDEDER Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, enerji depolama teknolojilerinin sadece bir saklama aracı değil, sistem esnekliği sağlayan bir altyapı olduğunu ifade etti.
Kaya, Türkiye’nin teknoloji geliştiren bir merkez olma potansiyeline dikkat çekerek şunları kaydetti:
“Depolamanın sisteme sunduğu farklı hizmetlerin doğru tanımlandığı ve ekonomik karşılık bulduğu tam regüle, rekabetçi bir piyasa yapısına ihtiyacımız var. OVP’de yerli üretim ve Ar-Ge kapasitesinin güçlendirilmesine yapılan vurgu da son derece kıymetli. Türkiye, enerji depolama alanında yalnızca büyüyen bir pazar değil; teknoloji üreten ve ihracat yapan bölgesel bir merkez olma potansiyeline sahiptir.”