Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Türkiye’nin enerji diplomasisini küresel ve bölgesel barışın desteklenmesinde bir araç olarak kullanması gerektiğini söyledi. Bosphorus Diplomasi Forumu 2026’da konuşan Bayraktar, enerjinin çatışmaların çözümünde bir kaynak olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurgularken, Türkiye’nin enerjide dışa bağımlılığını 2035 yılına kadar yüzde 50’nin altına indirmeyi hedeflediğini açıkladı.
Bakan Bayraktar, Genç Diplomasi Derneği tarafından düzenlenen Bosphorus Diplomasi Forumu 2026 kapsamında gerçekleştirilen “Küresel Sistemin Kırılma Noktası: Enerji Diplomasisi” başlıklı panelde gençlerle bir araya geldi. Türkiye’nin enerji ve tabii kaynaklar alanındaki politikalarını değerlendiren Bayraktar, enerji arz güvenliği, enerji diplomasisi, nükleer enerji ve yerli hidrokarbon üretimine ilişkin önemli mesajlar verdi.
Türkiye’nin enerji diplomasisinde barış vurgusu
Bakan Bayraktar, enerjinin ülkeler arasında çatışma ve gerilimlerin kaynağı olmak yerine barışın ve iş birliğinin aracı haline getirilebileceğini belirtti.
Enerjinin zaman zaman siyasi ve ekonomik bir araç olarak kullanılabildiğine dikkat çeken Bayraktar, özellikle enerji tesisleri, geçiş koridorları ve stratejik boğazların küresel enerji güvenliği açısından önem taşıdığını ifade etti.
Bayraktar, Türkiye’nin yaklaşımının ise enerjiyi bölgesel ve küresel barışın desteklenmesinde kullanmak olduğunu söyledi.

Enerjide dışa bağımlılık yüzde 50’nin altına indirilecek
Türkiye’nin enerji politikasındaki temel önceliğin enerjide dışa bağımlılığı azaltmak olduğunu belirten Bayraktar, mevcut durumda yüzde 70 seviyelerinde bulunan dışa bağımlılık oranının 2035 yılına kadar yüzde 50’nin altına çekilmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Bakan Bayraktar, yerli enerji kaynaklarının geliştirilmesinin Türkiye’nin ekonomik ve siyasi gücünü de artıracağını vurguladı.
Türkiye Avrupa’nın enerji arz güvenliğinde kritik konumda
Türkiye’nin jeostratejik konumunun enerji alanında önemli avantajlar sağladığını belirten Bayraktar, çok sayıda petrol ve doğal gaz boru hattının Türkiye üzerinden geçtiğini veya geçebileceğini söyledi.
Bayraktar, Bakü Tiflis Ceyhan ve Irak Türkiye petrol boru hatlarının yanı sıra doğal gaz altyapısının Türkiye’nin yanında Avrupa’nın enerji arz güvenliğine de katkı sağladığını ifade etti.
Türkiye’nin enerji koridorlarındaki konumunun önümüzdeki dönemde daha da güçlendirilmesi hedefleniyor.
Gabar petrol üretimi bölgesel dönüşümün göstergesi
Bayraktar, Gabar petrol sahasındaki üretimin Türkiye’nin enerji bağımsızlığı hedefinin yanı sıra bölgesel kalkınma açısından da önem taşıdığını belirtti.
Gabar’da 3 bin 500’ün üzerinde kişinin çalıştığını açıklayan Bayraktar, bölgenin geçmişte terörle anıldığını, bugün ise üretim ve istihdamla öne çıktığını ifade etti.
Bayraktar, Gabar projesinin yalnızca petrol üretimi açısından değil, bölgede yaşayan gençlerin ve ailelerin hayatına sağladığı katkı açısından da önemli olduğunu söyledi.
Akkuyu’da ilk elektrik üretimi için geri sayım
Türkiye’nin nükleer enerji hedeflerine de değinen Bayraktar, Akkuyu Nükleer Güç Santrali’nde dört reaktörün aynı anda inşa edildiğini ve ilk reaktörden önümüzdeki birkaç ay içerisinde elektrik üretiminin başlamasının planlandığını açıkladı.
Bayraktar ayrıca Türkiye’nin nükleer teknolojide yalnızca santral işleten değil, kendi teknolojisini ve kaynaklarını geliştirebilen bir ülke olmasını hedeflediklerini söyledi.
Türkiye nükleer teknolojide söz sahibi olmayı hedefliyor
Nükleer enerjide yeni dönemde küçük modüler reaktörlerin önem kazanacağını belirten Bayraktar, Türkiye’nin bu alandaki çalışmalarını hızlandırdığını ifade etti.
Türkiye’nin mühendislik kapasitesinin nükleer teknoloji alanında daha ileri seviyelere ulaşabilecek güçte olduğunu belirten Bayraktar, nükleer teknoloji yarışmaları ve araştırma faaliyetleriyle genç mühendislerin bu alana yönlendirilmesinin hedeflendiğini kaydetti.
Karadeniz’de doğal gaz üretimi iki katına çıkacak
Türkiye’nin Karadeniz doğal gaz üretimi konusunda da önemli bir kapasite artışına hazırlandığını açıklayan Bayraktar, Osman Gazi Yüzer Üretim Platformu’nun birkaç hafta içerisinde Karadeniz’deki üretim lokasyonuna gönderileceğini belirtti.
Platformun devreye alınmasıyla birlikte Karadeniz’deki doğal gaz üretiminin yıl sonunda mevcut seviyenin yaklaşık iki katına çıkarılması hedefleniyor.
Türkiye, enerji diplomasisini bölgesel iş birliği ve arz güvenliği politikalarıyla birlikte yürütürken, aynı zamanda yerli petrol ve doğal gaz üretimi, nükleer enerji ve yenilenebilir kaynaklar üzerinden enerji bağımsızlığını güçlendirmeye odaklanıyor.