Çimsa, Eskişehir Fabrikası‘nda Enerjisa Enerji iş birliğiyle hayata geçirdiği Atık Isıdan Elektrik Üretimi Tesisi (WHR) yatırımını devreye aldı. 5,5 MW kurulu güce sahip tesis ile Mart 2025’te devreye alınan 14,2 MWp Güneş Enerjisi Santrali (GES) birlikte değerlendirildiğinde, fabrikanın yıllık elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ı kendi kaynaklarından karşılanacak.
Sürdürülebilir üretim hedefleri doğrultusunda yatırımlarını sürdüren Çimsa, enerji verimliliğini artıracak önemli bir projeyi daha tamamladı. Enerjisa Enerji’nin İşimin Enerjisi markası kapsamında geliştirilen Atık Isıdan Elektrik Üretimi Tesisi, üretim süreçlerinde ortaya çıkan atık ısıyı yeniden değerlendirerek elektrik üretimi sağlayacak. Böylece hem enerji maliyetleri düşecek hem de karbon emisyonlarının azaltılmasına katkı sunulacak.
Eskişehir Fabrikası Elektrik İhtiyacının Yüzde 40’ını Kendi Üretecek
Yeni nesil atık ısı geri kazanım teknolojisiyle çalışan ve su tüketmeden elektrik üreten tesis, tek başına Eskişehir Fabrikası’nın elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 25’ini karşılayacak.
Mart 2025’te devreye alınan 14,2 MWp DC kurulu güce sahip Güneş Enerjisi Santrali ile birlikte değerlendirildiğinde ise fabrikanın toplam elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 40’ı yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji kaynaklarından sağlanabilecek.
Bu yatırımla birlikte Çimsa, Türkiye’nin en yüksek yenilenebilir enerji kullanım oranına sahip çimento fabrikalarından biri olmayı hedefliyor.

Umut Zenar: “Sürdürülebilirlikte Öncü Olmak Zorundayız”
Çimsa Yönetim Kurulu Başkanı Umut Zenar, sürdürülebilirliği şirketin büyüme stratejisinin merkezine yerleştirdiklerini belirterek, yapı malzemeleri sektöründe rekabet avantajının sürdürülebilirlik ve teknoloji yatırımlarıyla mümkün olduğunu söyledi.
Zenar, sadece üretmenin değil, üretimi çevresel sorumluluk anlayışıyla gerçekleştirmenin önemine dikkat çekerek, Eskişehir Fabrikası’nın enerji dönüşümüne yönelik yatırımlarla örnek bir sürdürülebilirlik hikâyesi oluşturduğunu ifade etti.
Çimsa’nın farklı tesislerinin farklı alanlarda öncü teknolojilere sahip olduğunu belirten Zenar, Mersin Fabrikası’nın çoklu üretim kabiliyeti, İspanya’daki Bunol Fabrikası’nın hidrojen teknolojisi ve Mannok’un döngüsel ekonomi uygulamalarının şirketin sürdürülebilirlik vizyonunu desteklediğini söyledi.
Enerjisa Enerji: “Sanayinin Enerji Dönüşümünde İş Birlikleri Kritik Öneme Sahip”
Enerjisa Enerji CEO’su Murat Pınar ise sanayide sürdürülebilir dönüşümün enerji verimliliği, yenilenebilir enerji ve inovatif teknolojilerin birlikte değerlendirilmesiyle mümkün olacağını vurguladı.
Pınar, Çimsa ile gerçekleştirilen projenin güçlü iş birliklerinin enerji dönüşümündeki önemini ortaya koyduğunu belirterek, İşimin Enerjisi markasıyla işletmelerin yalnızca enerji tüketen değil, aynı zamanda kendi enerjisini üreten ve yöneten yapılara dönüşmesine katkı sunduklarını ifade etti.
Atık ısının yeniden ekonomiye kazandırılması sayesinde hem kaynak verimliliğinin artırıldığını hem de karbon emisyonlarının azaltıldığını dile getiren Pınar, farklı sektörlerde gerçekleştirilen projelerle Türkiye’nin enerji dönüşümüne katkı sağlamaya devam edeceklerini söyledi.
Karbon Azaltım Hedeflerine Katkı Sağlayacak
Çimsa’nın Eskişehir Fabrikası’nda devreye alınan yeni yatırım, enerji maliyetlerini azaltmanın yanı sıra şirketin Bilim Temelli Hedefler Girişimi (SBTi) kapsamındaki karbon azaltım hedeflerine de katkı sağlayacak.
Atık ısı geri kazanımı ve güneş enerjisinin birlikte kullanıldığı hibrit enerji modeli sayesinde üretim süreçlerinde enerji verimliliği artırılırken, sürdürülebilir üretim anlayışının güçlendirilmesi hedefleniyor.