Elektrik piyasasında son yıllarda gerileyen PTF (Piyasa Takas Fiyatı), YEKDEM destek süresi sona eren jeotermal elektrik santralleri açısından gelir baskısını artırıyor. Haziran ayı PTF verileri de bu gerilemeyi açık biçimde ortaya koyuyor. Haziran 2023’te 70,33 USD/MWh seviyesinde olan ortalama PTF, Haziran 2024’te 64,58 USD/MWh’ye, Haziran 2025’te 55,99 USD/MWh’ye ve Haziran 2026’da 26,89 USD/MWh’ye kadar düştü. Böylece Haziran 2023-Haziran 2026 döneminde PTF’de yaklaşık yüzde 62’lik bir gerileme yaşandı.
Jeotermal Santrallerin İşletme Maliyetleri Yüksek Seyrediyor
Bu tablo, özellikle YEKDEM (Yenilenebilir Enerji Kaynakları Destekleme Mekanizması) kapsamından çıkan jeotermal santraller için önemli bir ekonomik sorun yaratıyor. Çünkü jeotermal santraller, güneş ve rüzgârdan farklı olarak günün her saatinde üretim yapabilen, elektrik sistemine sürekli ve öngörülebilir katkı sunan baz yük niteliğindeki tesisler arasında yer alıyor. Ancak bu sistemde oluşan PTF değeri, mevcut piyasa fiyatları içinde her zaman yeterince işletme maliyetlerinin karşılanması bağlamında karşılık bulmuyor.
Jeotermal elektrik üretiminde maliyet yapısı da diğer yenilenebilir elektrik üretilen kaynaklara göre daha ağır seyrediyor. Kuyuların sürekli bakımı, reenjeksiyon, kabuklaşmanın önlenmesi için kullanılan kimyasal kullanımı, saha yönetimi, ekipman yenilemeleri, MWe başına çalışan mühendis sayısının 2 kişi olması ve rezervuarın sürdürülebilir biçimde işletilmesi gibi kalemler, santrallerin düzenli ve yüksek işletme giderleriyle çalışmasına neden oluyor. Bu nedenle PTF’deki düşüş, jeotermal santraller açısından yalnızca gelir azalması değil, aynı zamanda işletmelerin sürdürülebilirliği sorunu anlamına geliyor. Sektör temsilcilerine göre, mevcut fiyat seviyesiyle bazı santraller teknik olarak üretime devam etse de ticari açıdan giderek daha zor bir tabloyla karşı karşıya kalıyor. Gelirlerin düşmesi, mevcut tesislerin bakım ve yenileme yatırımlarını zorlaştırırken, yeni kuyu yatırımları ve kapasite artışları konusunda da yatırımcıların daha temkinli davranmasına yol açıyor.
JESDER: Taban Fiyat Mekanizması Değerlendirilmeli
JESDER Başkanı Ufuk Şentürk, PTF’deki sert gerilemenin yalnızca üretici gelirleri açısından değil, sistem işletmesi ve güvenliği bakımından da dikkatle ele alınması gerektiğini belirterek, YEKDEM sonrası dönem için jeotermal santrallere özel bir taban fiyat uygulamasının değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Şentürk’e göre, değerlendirilebilecek olan bu model, YEKDEM süresi dolmuş santraller için PTF’ye bağlı ancak gelirdeki aşırı dalgalanmayı sınırlayan bir azami/asgari uzlaştırma fiyat aralığı oluşturulmasına dayanabilir. Bu tür bir mekanizma, doğrudan yeni bir destek modeli olmaktan çok, santrallerin sürdürülebilir işletme koşullarını koruyacak dengeli ve dolaylı bir çerçeve niteliği taşıyabilir. Bu nedenle YEKDEM sonrası dönem için jeotermal santrallere yönelik PTF’ye bağlı bir taban fiyat mekanizmasının değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor. Böyle bir modelin, aşırı fiyat oynaklığını sınırlayan ve santrallerin öngörülebilir gelir yapısıyla faaliyetlerini sürdürebilmesini sağlayan dengeli bir çerçeve sunabileceği ifade ediliyor.
Özellikle 2010-2020 döneminde devreye alınan ve bugün YEKDEM destek süresi sona eren santraller açısından geçiş dönemine yönelik koruyucu bir fiyat bandı, sektörün finansal dayanıklılığı bakımından önem taşıyor. Bu uygulamanın hem mevcut tesislerin ayakta kalmasına hem de yeni jeotermal yatırımlar için daha güvenilir bir piyasa zemini oluşmasına katkı sağlayabileceği değerlendiriliyor. Jeotermal sektöründe temel beklenti, piyasa fiyatlarının yapay biçimde yükseltilmesinden çok, yerli, sürekli ve öngörülebilir üretim yapan kaynakların sistem değerini dikkate alan daha istikrarlı bir gelir yapısının oluşturulması. Aksi halde bugün düşük fiyat avantajı gibi görünen tablo, orta ve uzun vadede yatırım iştahının zayıflaması ve arz güvenliği açısından daha kırılgan bir yapıya dönüşebilir.


