Türkiye, enerji üretim kapasitesini artırırken elektrik iletim ve dağıtım altyapısını da modernize etmeye yönelik yatırımları nı hızlandırıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı hedefleri doğrultusunda, 2035 yılına kadar güneş ve rüzgâr enerjisinde toplam 120 GW kurulu güce ulaşılması ve yenilenebilir enerji sektörüne yaklaşık 80 milyar dolarlık yatırım yapılması öngörülüyor. Bu dönüşüm, Türkiye’nin enerji yatırımları altyapısında kullanılacak modern ve yüksek performanslı malzemelere olan talebi de beraberinde getiriyor.
Artan elektrik üretiminin güvenli ve verimli şekilde iletilebilmesi için iletim ve dağıtım şebekelerinin eş zamanlı olarak güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekilirken, enerji altyapısında kullanılan malzemelerin teknik özelliklerinin yanı sıra uzun vadeli işletme maliyetleri ve sürdürülebilirlik performansı da yatırım kararlarında belirleyici hale geliyor.
Elektrik Şebekelerinin Modernizasyonu Öncelik Kazanıyor
Türkiye’nin enerji dönüşümü yalnızca yeni üretim tesislerinin devreye alınmasını değil, aynı zamanda elektrik şebekelerinin modernizasyonunu da zorunlu kılıyor.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) değerlendirmelerine göre Türkiye’de elektrik tüketiminin;
- sanayide büyüme,
- ekonominin dijitalleşmesi,
- elektrikli teknolojilerin yaygınlaşması
- ve artan enerji talebi
nedeniyle önümüzdeki yıllarda yükselmeye devam etmesi bekleniyor.
Bu süreçte enerji iletim ve dağıtım altyapısının yeni üretim kapasitesiyle aynı hızda geliştirilmesi, sektörün en önemli öncelikleri arasında yer alıyor.
Alüminyum Enerji Altyapısında Stratejik Rol Üstleniyor
Enerji projelerinde yaygın olarak kullanılan alüminyum, sahip olduğu teknik avantajlar sayesinde modern enerji altyapılarında öne çıkıyor.
Özellikle;
- enerji iletim hatlarında,
- elektrik kablolarında,
- dağıtım şebekelerinde,
- güneş enerjisi sistemlerinde
- ve ilgili altyapı projelerinde
tercih edilen alüminyum, düşük ağırlığı, yüksek elektrik iletkenliği ve korozyona karşı dayanıklılığı sayesinde hem montaj kolaylığı sağlıyor hem de altyapının uzun yıllar güvenle kullanılmasına katkıda bulunuyor.
Ayrıca yüksek iletkenlik özelliği sayesinde enerji kayıplarını azaltırken, dayanıklılığı ve düşük bakım ihtiyacıyla toplam sahip olma maliyetlerini de düşürüyor.
Yiğit Kasapoğlu: “Enerji Modernizasyonu Talebi Artıracak”
RUSAL Türkiye Temsilcilik Ofisi Direktörü Yiğit Kasapoğlu, enerji sektöründeki dönüşümün yalnızca üretim kapasitesinin artırılmasıyla sınırlı olmadığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Enerji sektörünün gelişimi; yalnızca yeni kapasitelerin devreye alınmasını değil, aynı zamanda elektriğin iletimini ve dağıtımını sağlayan altyapının modernizasyonunu da içeren kapsamlı bir yaklaşım gerektiriyor.”
Kasapoğlu, enerji tüketimi arttıkça güvenilirlik, verimlilik ve düşük karbon ayak izini bir arada sunan malzemelere olan ihtiyacın yükseldiğini belirterek şöyle devam etti:
“Bu kapsamda RUSAL olarak kablo endüstrisi, güneş enerjisi sistemleri ve enerji altyapısının farklı alanları için düşük karbonlu alüminyum çözümleri sunmaya hazırız. Türkiye’nin enerji sisteminin modernizasyonunun önümüzdeki yıllarda bu ürünlere yönelik talebin en önemli itici güçlerinden biri olacağını öngörüyoruz.”
Enerji Dönüşümü Yeni Fırsatlar Oluşturuyor
Enerji altyapısının geliştirilmesi, alüminyum sektörünü destekleyen en önemli uzun vadeli büyüme alanlarından biri olarak görülüyor.
Elektrik şebekelerinin genişletilmesi, yeni enerji üretim tesislerinin kurulması ve iletim altyapısının modernizasyonu sayesinde enerji sektöründe kullanılan düşük karbonlu ve yüksek performanslı malzemelere yönelik talebin önümüzdeki dönemde artarak devam etmesi bekleniyor.
RUSAL Hakkında
RUSAL, dünyanın önde gelen düşük karbonlu alüminyum üreticileri arasında yer alıyor. Şirket, 2023 yılında küresel alüminyum üretiminin yüzde 5,5’ini, alümina üretiminin ise yüzde 3,8’ini gerçekleştirdi.
Beş kıtada 12 ülkede faaliyet gösteren RUSAL, enerji, ulaşım, inşaat ve sanayi sektörlerine yönelik düşük karbonlu alüminyum çözümleri geliştirerek sürdürülebilir üretime katkı sunuyor.


