Çimento Sektöründe Üçüz Dönüşümle Sürdürülebilir Gelecek Vurgusu
Türkiye çimento sektörünün çatı kuruluşu TÜRKÇİMENTO, 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında sektörün sürdürülebilirlik yolculuğunda kaydettiği ilerlemeleri ve gelecek vizyonunu kamuoyuyla paylaştı. TÜRKÇİMENTO üçüz dönüşüm yaklaşımı doğrultusunda sektör; yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve insan odaklı gelişim alanlarında önemli adımlar atarken, hem Türkiye’nin iklim hedeflerine katkı sağlıyor hem de küresel rekabet gücünü artıracak yatırımlarını sürdürüyor. Alternatif yakıt kullanımı, yenilenebilir enerji yatırımları, enerji verimliliği projeleri ve düşük karbonlu üretim teknolojileriyle dönüşümünü hızlandıran sektör, 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda kararlı ilerleyişini sürdürüyor. TÜRKÇİMENTO tarafından paylaşılan veriler, sektörün çevresel etkilerini azaltırken üretim gücünü koruma ve geliştirme konusunda önemli başarılar elde ettiğini ortaya koyuyor.
TÜRKÇİMENTO Üçüz Dönüşüm Yaklaşımını Güçlendiriyor
TÜRKÇİMENTO CEO’su Volkan Bozay, çimento sektörünün sürdürülebilirliği yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak görmediğini belirterek, bunun aynı zamanda rekabet gücü ve uzun vadeli büyümenin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.
Bozay, “Çimento sektörü olarak yeşil dönüşümü, çevresel sorumluluğun ötesinde sürdürülebilir büyüme ve rekabet gücümüzün temel unsurlarından biri olarak görüyoruz. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve insan odaklı gelişimi birlikte ele alarak geleceği inşa ediyoruz. Alternatif yakıt ve ham madde kullanımının yanı sıra yenilenebilir enerji yatırımlarıyla çevresel etkilerimizi azaltırken aynı zamanda üretim gücümüzü daha verimli ve rekabetçi hale getiriyoruz” dedi.
Alternatif Yakıt ve Ham Madde Kullanımı Artıyor
Türk çimento sektörü, döngüsel ekonomi uygulamaları kapsamında farklı sektörlerden çıkan atıkları üretim süreçlerine kazandırarak doğal kaynak kullanımını azaltıyor.
2025 yılı verilerine göre sektörde kullanılan alternatif yakıt miktarı 2,3 milyon tona ulaştı. Böylece sektör, toplam ısıl enerji ihtiyacının yaklaşık yüzde 13,2’sini alternatif yakıtlardan karşılıyor.
Aynı dönemde kullanılan 7,7 milyon ton alternatif ham madde sayesinde doğal kaynakların korunmasına katkı sağlanırken üretim süreçlerinde kaynak verimliliği de artırılıyor.
Yenilenebilir Enerji Yatırımları Karbon Ayak İzini Azaltıyor
Enerji yoğun üretim yapısına sahip olan çimento sektörü, yenilenebilir enerji yatırımlarına hız vererek karbon emisyonlarını azaltmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor.
Güneş enerjisi santralleri, rüzgâr enerjisi yatırımları ve atık ısı geri kazanım tesisleri sayesinde sektörün elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 10’u yenilenebilir ve geri kazanılmış enerji kaynaklarından karşılanıyor.
Atık ısı geri kazanım teknolojileri kapsamında faaliyet gösteren 17 fabrikadaki 27 hatta kurulu 164,5 MW güç, yaklaşık 658 bin hanenin ve 2,6 milyon kişinin günlük elektrik tüketimine eşdeğer enerji üretiyor. Elde edilen enerji ile ilgili fabrikaların elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 30’u karşılanabiliyor.
Yeşil Dönüşüm ve Rekabet Gücü Birlikte İlerliyor
Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması’nın (SKDM) mali yükümlülük aşamasına geçmesiyle birlikte düşük karbonlu üretim artık yalnızca çevresel bir tercih olmaktan çıktı.
Türk çimento sektörü; düşük karbonlu üretim teknolojileri, alternatif yakıt uygulamaları, enerji verimliliği yatırımları ve dijital izleme sistemleriyle bu yeni döneme hazırlıklarını sürdürüyor. Sektör temsilcileri, sürdürülebilirlik yatırımlarının aynı zamanda ihracat pazarlarında rekabet avantajı sağlayacağını vurguluyor.
2053 Net Sıfır Emisyon Hedefi İçin 30 Milyar Dolarlık Yatırım
Türk çimento sektörü, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan Türkiye Çimento Sektörü Düşük Karbonlu Yol Haritası doğrultusunda çalışmalarını sürdürüyor.
Yol haritasına göre sektörün 2053 yılı net sıfır emisyon hedefine ulaşabilmesi için karbon yakalama, kullanma ve depolama teknolojileri (CCUS), alternatif enerji kaynakları, enerji verimliliği uygulamaları ve yenilikçi üretim teknolojileri alanlarında yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırım yapılması öngörülüyor.
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Volkan Bozay, şu ifadeleri kullandı:
“Bugün sürdürülebilirlik ile rekabet gücü birbirinden ayrılmaz hale geldi. Avrupa Yeşil Mutabakatı, SKDM ve yeni karbon düzenlemeleri sanayide dönüşümü hızlandırıyor. Türk çimento sektörü olarak bu süreci bir risk değil, ülkemizin üretim gücünü ve ihracat kapasitesini daha ileri taşıyacak stratejik bir fırsat olarak görüyoruz. 2053 net sıfır emisyon hedefi doğrultusunda sektörümüz, düşük karbonlu üretim teknolojilerine yatırım yapmaya devam ediyor. Karbon yakalama teknolojilerinden yenilenebilir enerji yatırımlarına, enerji verimliliğinden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda yürüttüğümüz çalışmalarla hem çevresel sorumluluklarımızı yerine getiriyor hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sunuyoruz.”
Sürdürülebilir Kalkınmaya Katkı Devam Edecek
TÜRKÇİMENTO, çevre dostu üretim, dijital dönüşüm, kaynak verimliliği ve insan odaklı gelişim alanlarında yürüttüğü çalışmaları artırarak sürdürmeyi hedefliyor. Sektör, üçüz dönüşüm yaklaşımıyla hem çevresel etkilerini azaltmayı hem de Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine katkı sağlamayı amaçlıyor.


