Hazar Denizi’nden Avrupa’ya uzanan Güney Gaz Koridoru’nun ana omurgasını oluşturan TANAP, sekizinci yılında enerji arz güvenliğini ileri mühendislik ve veri odaklı teknolojilerle güçlendirmeye devam ediyor. Yıllık 16,2 milyar metreküplük tam kapasiteli gaz akışını yöneten şirket, 1.811 kilometrelik hattını uydu sistemleri, LiDAR taramaları, GNSS istasyonları ve dijital izleme altyapılarıyla anlık olarak takip ediyor.
Türkiye’nin enerji arz güvenliğinde stratejik rol üstlenen TANAP, yaz ve kış aylarında mevsimsel sıcaklık farklarından etkilenmeden aynı teknik verimlilikle çalışıyor. Günlük gaz akışının zaman zaman 53 milyon metreküpe ulaştığı sistemde, saha ekipleri esnek işletme altyapısı sayesinde ani talep artışlarını kesintisiz şekilde yönetebiliyor.

SCADA Altyapısıyla Anlık İzleme Yapılıyor
Gaz akışını saniye saniye izleyen “Ana Kontrol Merkezi”, gelişmiş SCADA altyapısı sayesinde debi, basınç ve sıcaklık değerlerini uzaktan yönetiyor. Eş zamanlı çalışan yedek kontrol merkezi operasyonel güvenliği artırırken, blok vana istasyonları sayesinde hattın belirli bölümleri gerektiğinde izole edilerek bakım çalışmaları yapılabiliyor.
Bu sistem sayesinde bakım süreçleri sırasında hattın geri kalanında gaz akışı kesintisiz olarak sürdürülebiliyor. Basıncı dengeleyen kompresör istasyonları ise farklı debi senaryolarına göre tamamen yedekli ekipman altyapısıyla çalışıyor.
TANAP Doğal Risklere Karşı Özel Mühendislik Çözümleri Kullanıyor
Türkiye’yi baştan başa geçen 1.811 kilometrelik TANAP hattı; zorlu coğrafi, iklimsel ve sismik risklere karşı özel mühendislik çözümleriyle korunuyor. Aktif fay hatlarında kullanılan özel geçiş açıları, hendek yapıları ve dolgu malzemeleri, olası sarsıntılarda boruların deformasyona uğramadan çalışmasını sağlıyor.
Şirket, yüksek sismik riskli bölgelerde sıvılaşma analizleri ve zemin deneylerini düzenli olarak tekrarlıyor. Taşkın ve yatak oyulması riski bulunan akarsu geçişlerinde ise özel koruma yapıları kullanılıyor.
Erozyon riski taşıyan bölgelerde tohumlama yöntemiyle bitkilendirme çalışmaları yapan TANAP, kanal kırıcı sistemlerle toprağın stabilitesini güçlendiriyor. Şirket ayrıca 2020 yılından bu yana kurduğu GNSS istasyonları sayesinde zemin hareketlerini milimetrik hassasiyetle takip ediyor.
LiDAR ve Akıllı Pig Teknolojileriyle Sürekli Denetim Sağlanıyor
Boru hattı bütünlük yönetiminde veri bilimiyle fiziksel denetimi bir araya getiren TANAP, jeolojik risk taşıyan bölgeleri insansız hava araçları ve LiDAR lazer tarama sistemleriyle düzenli olarak inceliyor. Bu teknoloji sayesinde henüz fiziksel hasar oluşmadan önce olası zemin hareketleri tespit edilebiliyor.
İnsanlı hava araçlarıyla yapılan periyodik uçuşlar ise hattın tamamını santimetre hassasiyetinde dijital haritalara dönüştürüyor. Toplanan tüm mühendislik ve coğrafi veriler tek bir yazılım platformunda birleştirilerek analiz ediliyor.
Hat içi kontrol süreçlerinde kullanılan “Akıllı Pig” adı verilen robotik cihazlar ise boru et kalınlıklarını ölçerek olası korozyon risklerini önceden tespit ediyor. Deniz altından geçen bölümlerde ise yalıtkan kaplamalar ve katodik koruma sistemleri kullanılarak korozyon riski minimize ediliyor.
TANAP Metan Emisyon Takibini Dijitalleştirdi
Çevresel sürdürülebilirlik çalışmalarını da veri temelli sistemlerle yöneten TANAP, Birleşmiş Milletler Çevre Programı öncülüğündeki OGMP 2.0 platformuna Türkiye’den katılan ilk kuruluş olma özelliğini taşıyor.
Şirket tarafından geliştirilen özel yazılım sayesinde metan emisyonu takibi tamamen dijital ortamda gerçekleştiriliyor. Ölçüm sonuçları Elektronik Çevre Bilgi Sistemi üzerinden resmi kurumlara raporlanırken, kurumsal sürdürülebilirlik raporları aracılığıyla kamuoyuyla da paylaşılıyor.
TANAP, enerji arz güvenliği, mühendislik altyapısı ve çevresel sürdürülebilirlik alanlarında geliştirdiği veri odaklı sistemlerle Türkiye’nin stratejik enerji altyapılarından biri olmayı sürdürüyor.