Jeotermal enerji sektörünün en önemli buluşmalarından biri olan ve JESDER tarafından düzenlenen GT 2026 9. Türkiye Jeotermal Kongresi, yüksek katılımla kapılarını açtı. JESDER ev sahipliğinde gerçekleştirilen kongre, kamu temsilcilerini, yatırımcıları, akademisyenleri ve sektör profesyonellerini bir araya getirerek jeotermal enerjinin Türkiye’nin enerji dönüşümündeki stratejik rolünü yeniden gündeme taşıdı.

Açılış konuşmasını yapan Ufuk Şentürk, her yıl sektör paydaşlarını buluşturmanın gururunu yaşadıklarını belirterek jeotermal enerjinin yerli ve düşük karbon ayak izine sahip yapısıyla yalnızca bir enerji kaynağı değil, aynı zamanda stratejik bir değer olduğunun altını çizdi. Şentürk, kongrede süper izin süreçleri, hibrit santraller, belediyelerle yürütülen izin mekanizmaları ve taban fiyat uygulamaları gibi yatırımcılar için kritik başlıkların ele alınacağını ifade etti.
Jeotermal Enerji Yerli Kalkınmanın Temel Unsurlarından Biri
T.C. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı Sayın Abdullah Tancan, artan nüfus ve enerji ihtiyacına dikkat çekerek yerli kaynakların ekonomiye kazandırılmasının önemini vurguladı. Türkiye’nin jeotermal enerji açısından zengin bir potansiyele sahip olduğunu belirten Tancan, 2025 yılı sonu itibarıyla jeotermal kurulu gücün 1.800 MW seviyesine ulaştığını ve toplam elektrik üretimindeki payının yaklaşık %3 olduğunu ifade etti. Jeotermal santrallerin baz yük santrali olarak kullanılabildiğini belirten Tancan, yeraltından çıkarılan sıcak suyun konut ısıtma, seracılık ve gıda kurutma gibi entegre kullanım alanlarının da büyük önem taşıdığını söyledi.
Türkiye’nin yenilenebilir enerji vizyonu doğrultusunda jeotermal kaynakların gelecek nesiller için stratejik bir değer taşıdığını belirten Tancan, sektör paydaşlarına katkıları için teşekkür ederek kongrenin ülke ve sektör için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti.
Jeotermal Artık Alternatif Değil, Güvenilir Bir Enerji Kaynağı
GT 2026 Ana Sponsoru Exergy Genel Müdürü Erdoğan Arpacı, jeotermalin artık alternatif değil, günümüzün en güvenilir enerji kaynaklarından biri olduğunu belirterek Türkiye’nin büyük bir jeotermal potansiyele sahip olduğunu belirtti. Kaynağın doğru mühendislik yaklaşımlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Arpacı, Türkiye’nin Avrupa’da lider, dünyada ise sayılı ülkeler arasında yer aldığını ifade etti. Karbon nötr hedefler doğrultusunda Türkiye’nin öncü rol üstlenmesi gerektiğini belirten Arpacı, enerji bağımsızlığının ertelenemeyeceğini dile getirdi.
Türkiye ve Endonezya Jeotermal Potansiyeline Vurgu
Endonezya Ankara Büyükelçisi Achmad Rizal Purnama da açılış konuşmasında Türkiye ve Endonezya’nın jeotermal enerji alanındaki güçlü potansiyeline dikkat çekerek iki ülke arasında iş birliği fırsatlarının önemine vurgu yaptı.
GT 2026 kapsamında gerçekleştirilecek oturumlarda jeotermal enerjinin elektrik üretimi dışındaki entegre kullanım alanları, yatırım süreçleri ve teknolojik gelişmeler ele alınırken, sektörün geleceğine yön verecek politika ve uygulamalar da kapsamlı şekilde değerlendirilerek oturumlar devam etmektedir.