Enerjisa Üretim, kuruluşunun 30. yılında Türkiye’de rüzgâr enerjisinde 1.000 MW kurulu güce ulaşan ilk şirket olarak yenilenebilir enerji dönüşümünde tarihi bir eşiği geride bıraktı. Mevcut rüzgâr santralleri ve devreye alınan YEKA-2 projeleri ile ulaşılan bu kapasite, Türkiye’nin bugüne kadar tek bir şirket tarafından hayata geçirilen en büyük rüzgâr enerjisi portföyünü temsil ediyor. Toplam 16 rüzgâr santralinin katkısıyla sağlanan 1.000 MW’lık kurulu güç, yaklaşık 1,7 milyon hanenin yıllık elektrik tüketimine eşdeğer temiz enerji üretimi anlamına geliyor.
Aynı anda 10’dan fazla projeyi eş zamanlı geliştiren ve inşa eden Enerjisa Üretim, bu ölçek ve hızla sektörde yeni bir standart belirlerken; yerli teknoloji kullanımı, sürdürülebilir kalkınma yaklaşımı, kadın istihdamı ve toplumsal faydayı odağına alan bütüncül yatırım modeliyle Türkiye’nin enerji ekosistemine uzun vadeli bir katkı sunuyor.
Türkiye’nin En Geniş Rüzgâr Portföylerinden Biri
Enerjisa Üretim, rüzgâr enerjisindeki büyümesini özellikle 2010’lu yılların başından itibaren hızlandırarak bugün Türkiye’nin en kapsamlı rüzgâr portföylerinden birine ulaştı. YEKA projeleri, hibrit santral uygulamaları ve yerli üretim katkısıyla şekillenen bu yolculuk, şirketi rüzgâr enerjisinde ölçeği tanımlayan lider oyuncu konumuna taşıdı.
YEKA-2 projelerinin tamamlanmasıyla birlikte Enerjisa Üretim’in, Türkiye’nin toplam rüzgâr kurulu gücünün en az %10’unu tek başına karşılaması hedefleniyor. Şirket, devam eden yatırımlar ve yeni kapasite artışlarıyla 2028 yılı sonu itibarıyla en az 6.250 MW toplam kurulu güce ulaşmayı planlıyor.

Rüzgârda Büyüme, Toplumsal Dönüşümle Birlikte İlerliyor
Enerjisa Üretim’in rüzgâr enerjisindeki büyümesi, yalnızca teknik kapasite artışıyla sınırlı kalmıyor. Şirketin 2023 yılında hayata geçirdiği Rüzgârı Enerjiye Dönüştüren Kadınlar (REDKA) programı, enerji dönüşümüne güçlü bir toplumsal boyut kazandırıyor.
Bu kapsamda Ovacık RES, Türkiye’de resmî kabul ve operasyon süreçleri tamamı kadınlar tarafından yönetilen ilk ve tek rüzgâr santrali olarak öne çıkıyor. Enerjisa Üretim, kadın mühendis ve teknisyenlerin uzmanlığını artırmayı hedefleyen bu modeli yeni projelere yaymayı sürdürülebilirlik stratejisinin temel unsurlarından biri olarak konumlandırıyor.
“Rüzgâr Enerjisinde 2.000 MW’yi Aşan Uzun Vadeli Bir Yol Haritamız Var”
Sabancı Holding Stratejik Yatırımlar ve Operasyonlar Başkanı ve Enerjisa Üretim CEO’su İhsan Erbil Bayçöl, rüzgâr enerjisinde ulaşılan bu eşiğin Türkiye açısından stratejik önem taşıdığını vurguladı. Bayçöl, şu değerlendirmede bulundu:
“Rüzgâr enerjisinde 1.000 MW eşiğini geride bırakmamız, özel sektörün Türkiye’nin enerji dönüşümünde üstlendiği kritik rolün güçlü bir göstergesi. Önümüzde ise rüzgâr enerjisinde 2.000 MW’yi aşan, uzun vadeli ve kararlılıkla ilerleyen bir büyüme yol haritası bulunuyor. Bugün aynı anda 10’dan fazla projeyi geliştiren ve inşa eden bir yapıya ulaşmış durumdayız. Bu, sektörümüz açısından gerçek bir rekor.”
Bayçöl, YEKA projelerinden hibrit santrallere, batarya enerji depolama yatırımlarından birleşme ve satın alma adımlarına uzanan bütüncül yatırım yaklaşımının, Türkiye’nin son 10–15 yılındaki en büyük yenilenebilir enerji yatırım portföylerinden birini oluşturacağını da vurguladı.
Türkiye’nin Enerji Geleceğine Entegre Bir Yaklaşım
Enerjisa Üretim, gigavat ölçeğinde yatırım geliştirme kapasitesiyle; projeleri fikir aşamasından inşaata, işletmeden dijital optimizasyona kadar uçtan uca yöneten entegre bir organizasyon yapısına sahip. Şirket, enerji üretimini yalnızca ekonomik değil; çevresel, toplumsal ve yerel kalkınmayı destekleyen bir değer zinciri olarak ele alıyor.
REDKA programı ile kadın istihdamını güçlendiren, yerli üretim ve teknoloji ekosistemini destekleyen bu yaklaşım; Türkiye’nin enerji bağımsızlığına ve küresel rekabet gücüne doğrudan katkı sunmayı hedefliyor.