Jeotermal enerji yatırımları, uzun ve karmaşık izin süreçleri nedeniyle yavaş ilerliyor. Sektör temsilcileri, bu sorunu aşmak için güneş ve rüzgar enerji projelerine sağlanması planlanan “süper izin” uygulamasına jeotermal santrallerin de dahil edilmesini istiyor.
Yatırımcıların Süreci 5 Yıla Kadar Uzuyor
Jeotermal Elektrik Santral Yatırımcıları Derneği (JESDER) Başkanı Ufuk Şentürk, mevcut durumda bir yatırım için yaklaşık 40 farklı kurumdan izin alınması gerektiğini, bunun ise süreci 4 ila 5 yıla kadar uzattığını belirtti. Bu durumun hem yatırım kararlarını geciktirdiğini hem de maliyetleri artırdığını söyledi.
“Dövize endeksli ekipman ve hizmet alımları olan projelerde zaman kaybı doğrudan ekonomik zarara dönüşüyor. Yatırımcı güveni azalıyor,” dedi Şentürk.
Santrallerin Arz Güvenliğindeki Rolü
Şentürk, TBMM Başkanlığı’na sunulan enerji kanun teklifinde yalnızca güneş ve rüzgar enerjisi yatırımları için bürokratik süreçlerin sadeleştirilmesinin planlandığını, ancak bu düzenlemenin jeotermal enerji olmadan eksik kalacağını vurguladı.
Türkiye’nin toplam elektrik üretiminin %4’ünü karşılayan ve 1.733 megavat kurulu güce sahip jeotermal enerji santralleri, yaklaşık %70 kapasite faktörüyle istikrarlı çalışıyor. Bu özellik, jeotermalin baz yük santral olarak 7/24 kesintisiz enerji üretmesini mümkün kılıyor.
JESDER: Meclis Sürecine Teknik Destek Vermeye Hazırız
Şentürk, sektör olarak uzun süredir yürüttükleri temaslarla kamu kurumlarına görüşlerini aktardıklarını ve TBMM’deki komisyon çalışmalarına da teknik katkı sunmaya hazır olduklarını ifade etti.
“Jeotermal enerji santralleri, arz güvenliği açısından stratejik rol üstleniyor. Bu nedenle, ‘süper izin’ düzenlemesine dahil edilmemiz yalnızca yatırımcıyı değil, tüm enerji sistemini güçlendirir,” dedi.
Kaynak: JESDER


